Bir Garip Ana Sınıf Açma Hikayesi

Yıl 2015 Aylardan Kasım. Mardin Eroğlu ilkokulunda müdür yetkili sınıf öğretmeni olarak görev yapıyorum. Köy okulunda 40 öğrenci var. 4 sınıfı bir arada okutuyorum. 11 tane 1. Sınıf, 7 tane 2. Sınıf,  10 tane 3. Sınıf, 12 tane 4.sınıf öğrencim var. Sınıf 40 kişilik toplamda 11 tane sıramız var. Her sıraya mecburen 4 er öğrenci oturtuyoruz. Çantaları duvar kenarına dizdik. Yoksa sıraya oturmak için sığmıyorlar. 1. Sınıfla okuma yazma çalışması yaparken diğer sınıflara sessiz okuma ve ödev çalışması yaptırıyoruz. Verim dersen normal bir sınıfın % 10’u kadar ancak verim alabiliyoruz.

Köyde 1 adet öğretmen lojmanı var. Mardin merkezde eşim hastanede çalıştığı için lojmanı kullanmıyordum. Öğlen arası lojmanı çocuklarla birlikte temizledik. Temizlik yaparken bir köylü çocukları temizlik işinde kullandığım için beni şikayet edeceğini söyledi. Şikayet olarak da milli eğitim değil jandarmayı kullanıyorlar. Cevizli bölgesinde yer alan karakolu arayıp öğretmen çocuklarla ders işlemiyor da çocukları temizlik işinde kullanıyor diye şikayet ediyorlar.

Lojmanın boş kalmasına gönlüm razı gelmedi. Önce güzel bir şekilde çocuklarla temizledik. Sonra milli eğitime üst yazı ile köyde anaokulu açmak istediğimi söyledim. Milli eğitimde yer alan bir üst yetkili oğlum rahat sana batıyor mu, anaokulu demek sorumluluk demek, okula 1 öğretmen daha atanacak, bu öğretmenin evrak işleri, ek ders tablosu, dertsiz başına dert mi alacaksın dedi. Güç bela yazımızı kabul ettirdik. Açmak için tek şart en az 12 tane öğrenci bulmam gerekirdi yaşı tutan. Küçük bir tarama yaptığımda 21 öğrenci buldum. Sayı ve kişi bilgisini üst yazı ile milli eğitime verdim. 1 hafta içinde onay verildi. Evet 1 anasınıfı açabilirsiniz. 1 tane ücretli öğretmen gönderiyoruz dediler. Malzeme istedim, kendi imkanlarınla bulmalısın dedi.

Okul çıkışlarında okulları dolaşıp anasınıfı için tabiri caise malzeme dileniyordum. Okuldan mesai çıkışı 2,45 te çıkıp mardin merkeze geldiğimde saat 4’ü buluyordu. 4 ten sonra ise okullarda yetkili müdür ve müdür yardımcısı bulmamız çok zordu. Malzeme bulmak aşkına 2 defa öğlen saat 12.00 de okulu paydos edip malzeme derdine düştüm. Bu süreçte halıfleks ve sandalye, masa ayarladım. Almak için kendi cebimden araç tutup okula getirttim. Muhtardan destek istediğimde elini cebine attı 20 lira para çıkardı. Ancak bizden bu çıkar dedi. O dönemde 120 lira taşımaya para verdim. Köy mardin merkeze 33 km uzaktaydı.

Köye güç bela anaokulunu açtık. Bu süreçte bazı sinir bozucu durumlar yaşandı. Birgün telefonum çaldı. Arayan Cevizli köyü komutanıydı. Müdürüm nasılsın iyi misin dedi? Bir sıkıntım olup olmadığını söyledi, Yapılacak bir şey varsa asker gönderip tamirat, tadilat yaptırabileceğini söyledi. Ne kadar iyi niyetli bir teklif olsa da vatani görev için askere gelmiş birisini okulda kullanmayı doğru bulmadım. Komutan sağ olsun işimiz devlet işi olduğu için yardım amaçlı söylemiş kötü bir niyeti yoktu. Asıl arama nedenim oğlum kendine dikkat et, bak çalıştığın köy zor bir köy. Beni 1 haftada 3 kişi aradı köyden farklı kişiler. Öğretmen saat 12 oldumu okulu kapatıp eğlence merkezlerine gidiyor, mesai saatlerine uymuyor diye şikayet etmişler. Bu olay üzerine ertesi günü veli toplantısı yapıp tüm köylüyü topladım. Ne için gittiğimi anlattım. Bir de bir şikayetleri olduğu zaman beni karakol komutanına değil mardin il milli eğitim müdürüne şikayet etmelerini söyledim.  Şimdi ne zaman okulumun anaokulunun kapısının önünden geçsem bu ilginç anaokulu açma anısı gelir aklıma. Bir başka yazı dizisinde görüşmek üzere hoşça kalın.

Makale Yazarı: Emrah Berber

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir