Devlet Ana

ARKA KAPAK BİLGİSİ:
‘Devlet Ana’, Osmanlı kurulmadan önceki Anadolu’nun görünümünü üve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir’iin en önemli romanı olarak gösterilen ‘Devlet Ana’, onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
“Kemal Tahir, tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem ‘mahalli ağızları’, hem Türkçe’nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilirmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranıştadır. Daha önceki romanlarında da görülen bu özellik ‘Devlet Ana’da en yüce noktasına erişmiştir. Türkçe’nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir’in eserlerinde kendini göstermektedir.”

KİTABIN ÖZETİ:
Takvimler 1290’ı gösterdiğinde Sen Jan şövalyelerinden Notüs Gladyüs, Issızhan’a gelir. Gladyüs, Napoli Kralının gayrimeşru çocuğu olarak kendini bir asilzade olarak gördüğünden önce Gladyüs-Uniküs Dükalığının, sonra Bitinya Prensliğinin en sonunda da Bizans İmparatorluğunun koltuğuna oturmayı hedeflemektedir. Amaçları doğrultusunda ilk olarak 90 yaşındaki Ertuğrul Beyi ortadan kaldırma planı yapar. Bunun için Osmanlı Beyliği ile bölgede yer alan Bizans tekfurlarının arasını bozup karışıklık çıkarmayı amaçlamaktadır. Planı doğrultusunda han işletmecisi Mavro’dan şövalyelik vaadiyle bazı bilgiler almaya çalışır. Bir yandan da Mavro’nun kız kardeşi Liya’yı elde etme arzusuyla yanıp tutuşmaktadır. Liya, Ertuğrul Beyin atlarından sorumlu olan Demircan’la bir ilişki yaşamaktadır. Demircan’ın annesi Bacıbey, Liya’nın dini nedeniyle evlenmelerine izin vermemektedir. Tek umutları yakalandığı nikris hastalığından bir an önce kurtularak Bacıbey’i ikna edecek olan Ertuğrul Beydir.

Gladyüs, Söğüt civarında bir mağarada yaşamakta olan Cenevizli Keşiş Benito ve Türkopol Uranha’yla bir olarak Ertuğrul’un değerli atlarını çalıp beylik ile Karacahisar tekfuru arasında anlaşmazlık çıkarmayı amaçlamaktadır. Planı doğrultusunda harekete geçen Gladyüs, Liya ile Demircan’ı birlikte görünce Demircan’ı sırtından vurarak öldürür. Liya’ya ise tecavüz edip kızı öldürmesinin ardından cesedini bir kilime sararak Karacahisar yakınlarına bırakır. Aynı gün Ertuğrul Bey de dünyaya gözlerini yummuş, beyliğin başına Ertuğrul Gazinin kardeşi Dündar Alp’in tüm itirazlarına rağmen Osman Bey seçilmiştir.

Demircan’ın ölümünün ardından o ana kadar kendini dini eğitime adamış kardeşi Kerim Çelebi, Bacıbey tarafından zorla kılıç kuşandırılır. İsmi de Kerim Can olarak değiştirilir. Bacıbey’in himayesine aldığı Mavro da kız kardeşinin intikamı için Kerim Can ile birlikte silah eğitimi alır.

Beylik savaşçıları ile Karacahisar arasındaki gerginlik hızla tırmanırken Kamagan Derviş tarafından gelen bilgiyle esas düşmanın peşine düşülür. Osman Bey de Şeyh Edebali’nin kızı Balkız’ı ikinci kez istemek üzere dünür vazifesi gören Eskişehir Sancakbeyi Alişar’ı Şeyhe gönderir. Ancak Alişar Bey, Şeyhten kızı kendisine ister. Olumsuz yanıt alınca da kızı kaçırtmak için Çudaroğlu’nu tutar. Çudaroğlu bu iş için Galdyüs, Benito ve Uranha ile anlaşır. Kız kaçırma planı başarısız olunca Osman Bey hem Alişar Beyin hain planını hem de Demircan’ın katilini öğrenmiş olur. İnönü’de yapılan bir karşılaşmada da Alişar Beyin sonu ölümü olur.

Yaz mevsimi geldiğinde Kaplan Çavuştan Konya’nın içler acısı durumunu öğrenen ve Moğol İmparatoru Argun Hanın ölüm haberini alan Osman Bey oluşan bu siyasi boşluktan yararlanarak Karacahisar’ı fetheder.

Yarhisar Tekfuru Hrisantos kızı Lotüs’ü Bilecik Tekfuru Rumanos’la evlendirmek istemektedir. Lotüs, 50 yaşlarındaki bu adamla evlenmek istemez ve Orhan Bey’den kendisini kaçırmasını ister. Osman Bey bu duruma sıcak bakmaz ve oğlunu uyarır. Öğrenirler ki düğünde Osman Bey’e pusu kurulacak, hemen bir plan yaparlar. Ancak bu plandan karşı tarafın haberi olmuştur. İçlerindeki hainin Dündar Alp olduğu fark edilince Osman Bey tarafından öldürülür. Düğün günü geldiğinde Bilecik, İnegöl, Yarhisar, Atranos hisarları beylik kuvvetlerince ele geçirilir. Mavro ve Kerim Can sevdiklerinin intikamını Gladyüs, Benito ve Uranha’yı öldürerek alırlar. Böylece Kerim Can mollalık geri döner ve kılıcını bırakarak Şeyh Edebali’nin medresesine döneceğini Bacıbey’e net bir şekilde ifade eder.

Devlet Ana romanı, kâğıt ve dürbün kullanımı, gözlük kelimesi, sıtma hastalığının kaynağının bilinmesi gibi pek çok konuda anokronizmin pençesine düşse de kurguda salt tarihsel gerçekçiliğe bağlı olma zorunluluğu olmadığından bu durum bir edebiyat metninden keyif almayı engellememektedir. Kemal Tahir dildeki yetkinliğini farklı kaynaklardan elde ettikleriyle birleştirmiş ve ortaya yıllardır okunan, üzerinde çalışmalar yapılan bu değerli eseri çıkarmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir