En Güzel Misket Oyunları

1984 kuşağının bir bireyi olarak çok şanslı olduğumuzu söyleyebilirim. Bizler çocukluğumuzu doya doya yaşadık. Yokluğun yaygın olduğu bir dönemde imkansızlıklar içinde elimizdekiyle yetinmeyi öğrendik. Azdı ve çok tatlıydı.  Şimdiki nesil ise bolluğun içinde, doyumsuzluğu ve tatminsizliği öğreniyor. Hiçbir şeyin kıymetini bizim kadar bilmiyorlar. Kapitalizmin çarkları yeni neslin çocukluğunu elinden aldı. Çocukları aparman binalarının arasında sıkıştırıp çocukluklarını elinden aldık.  Kafamızı kaldırdığımız zaman bulutları ve güneşi görürdük. Şimdi kafanı kaldırdığın zaman devasa residansları ve beton binaları görüyoruz.

Çocukluğumuzun en heyecanlı anları hiç kuşkusuz oynadığımız oyunlardır. Kibrit kutusunun üstünü kesip kart yapıp kibrit oynardık. Ütülünce hırs yapıp annemin aldığı 10 paket kibriti bir kutu içine koyup bütün kibritlerin ön yüzünü yırtmıştım. Kısa sürede onları da ütülmüştüm. Akşamında da güzel bir dayak yemiştim.

Çocuklukta bizi heyecanlandıran en güzel oyuncağımız misketlerdi. Misketlerle duvar oyunu, beş yalak oyunu, zehir ve baş oyunları oynardık. Öyle her bilye aynı değere sahip değildir. Klasik cam bilyeler 1 lik kemikler 3 lük büyük bilyeler 5 lik demir bilyeler ise 10luk sayılırdı. Bu kural ve kanunu çocuklar kendi aralarında koyardı. Ütüldüğümüz zaman avans borç alırdık. Bilyeler o dönemde deterjanların içinde çıkıyordu. Bilyeleri ütüldüğüm zaman sırf annem yine deterjan alsın da içindeki bilyelerle yeniden oyun oynayayım diye deterjanı önce bir poşete koyup poşeti de çöpe atmıştım. Paketi ile atsam annem şüphelenirdi. Sinsiliği, entrikayı ve tuzak kurmayı çocukluk döneminde öğrenmiştik. Çocuklukta yaptığımız tüm bu eylemler ne kadar masumane gibi görünse de bizi kişiliğimizi ve karakterimizi oluşturmaktadır.

Makale Yazarı: Emrah Berber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir