Türbeden Para Çalmak

Yıl 1996, 12 yaşındayım. Ailecek Mersin’in Gülnar ilçesinin Zeyne kasabasına Zeynel Abidin’in türbesini ziyarete gittik. Büyük bir buladan ağacının altından buz gibi su çıkar. Bu suyun hemen kenarında evliyanın türbesi yer alır. İnsanlar buraya dua etmeye, dilek dilemeye gelirler. Türbe içinde küçük bir para kutusu vardı. İnsanlar dua ettikten sonra 3-5 elinde ne varsa bu kutuya atardı. Sanki evliyaya benim dileğimi yerine getir, karşılığında bu parayı sana hediye olarak veriyorum der gibiydi insanlar.

Hafta içi okulun küçük bir gezisi vardı. Bu gezi için öğretmen 5 lira para toplayacaktı. Küçük bir mahalle berberinin oğlu olarak benim bu geziye katılmam mümkün değildi. Babamdan izin çıkmamıştı. Türbede insanları izlemeye başladım. Kıravatlı şık giyimli birisi dua ettikten sonra cebinden 50 lira çıkarıp kutunun içine attı. 50 lira o dönemin en büyük para birimiydi. Yani bu günün 200 lirası gibiydi. Adamın attığı para kutunun içine değil arkasına düştü. Adam çıktıktan sonra usulca kutunun yanına gidip arkasına düşen parayı cebime kattım. Amacım o parayla okulun düzenleyeceği geziye katılacak, almayı hayal edip de alamadığım şeyleri alacaktım. Çevreyi kolaçan ettim kimse yoktu. Çaktırmadan parayı cebime kattım.

Türbe gezisi bitip köy dolmuşuna bindiğimde en arkada cam kenarı boştu. Yolculuk başladığı anda bir yaşlı dede konuşmaya başladı. Yol boyunca 7-8 tane hikaye anlattı. Hikayelerin konusu ve sonu hep aynıydı. Türbeden para çalan birisi ve bunu yolda bastonu ile döven Zeynel Abidin. En son dayanamayıp sordum, Peki bu yaşlı dede nasıl oldu da bu kişinin parayı aldığını anladı gördü mü ki dedim. Paranın kokusundan anlamış oğlum kokusundan dedi ve sustu. İçime büyük bir korku düştü. Biraz sonra ileride araba duracak yaşlı bir adam  arabaya binecek beni bastonuyla dövecek. Bu korkuya 10 dakika dayanabildim. Sonra otobüsün en arkasında bulunan pencerenin camını açıp parayı çaktırmadan yola attım.  Yaşlı adamın anlattıkları içime nasıl bir korku düşürdüyse artık. Ne zaman bir türbe görsem, bir evliya ismi duysam aklıma bu anım gelir, yüzümde tatlı bir tebessüm oluşur.

Makale Yazarı: Emrah Berber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir