Aras’ın kıyısında, krizin ortasında

Aras’ın kıyısında, krizin ortasında

Dedelerimin göç yolu burası…

Kafkasya’dan gelip Azerbaycan’da Aksu bölgesinde bir süre yaşamış Kıpçak Türkü dedelerim. Sonra Nahçıvan üzerinden Iğdır’a ve Ağrı’ya yerleşmişler.

Aile büyüklerimin babalarından hayal meyal duyduğu, “Mahmutlu” gibi köyleri gördüğümde içimde garip duygular oluştu.

Ancak Aras ve Hudaferin Köprüsü kadar hiçbir şey beni etkilemedi.

Masallardaki nehir, savaşlara, antlaşmalara, şiirlere, şarkılara adını vermiş Aras…

Neredeyse 8 saat yol geldim, bu bin yıllık köprüyü ve masalsı nehri görmek için. Çünkü şu anda Azerbaycan ve İran’ın yaşadığı “Zengezur Koridoru Krizi” de bu bölgede.

FUZULİ HARİTAN SİLİNMİŞ

İkinci Karabağ Savaşı’nın üzerinden bir yıl geçti. Önümüzdeki ay zafer kutlamaları var. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kasım ayında buraya gelecek ve Fuzuli’de yapılan havalimanını açacak İlham Aliyev ile birlikte.

Fuzuli şehrinden geçerken şaşırdım kaldım. Çünkü şehir tamamen yıkılmış.

Ermeniler burayı terk ederken adeta her şeyi yakıp, yıkmışlar. Fuzuli haritadan silinmiş adeta. Yeniden yapılacak.

Fuzuli’den yola devam ediyorum, güney batıya, İran sınırına doğru.

Yol boyunca harabe köyler, yanmış tanklar, mayınlı araziler gördüm. Savaşın yoğun geçtiği yerler burası. Fuzuli’ye kadar “Zafer Yolu” adıyla yeni bir yol yapılmış ama Hudaferin Köprüsü’ne giden yol çok perişan. İşte bu yol Türkiyeli şirketler tarafından yeniden yapılıyor. Kamyonların üstünde Türkiye’den aşina olduğumuz şirketlerin adı yazılı.

Bu yol şimdi İran, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Rusya ve Türkiye’yi etkileyen yeni koridorun geçeceği yer. Zengezur ya da Nahçıvan Koridoru deniyor. Krizin merkezi yani.

ARAS, ŞİİRLERİN VE AYRILIĞIN NEHRİ

Sora sora, yolları karıştıra karıştıra zor zahmet girdik Hudaferin Köprüsü yoluna. Sağımız ve solumuz mayınlı araziler. Birçok yerde uyarı levhaları var.

Azerbaycan’ın en batısında, güney ucunda Ermenistan ve İran topraklarının kesiştiği yer, çok büyüleyici bir coğrafya. Dağların arasında birden karşımıza çıkan Aras, önünde kurulan baraj nedeniyle küçük bir göl yapmış.

Toprak yolda köprüye doğru giderken, bize yolu gösteren karakol komutanı, Zengilan ve Fuzuli’de çarpışan komutanlardan. Şimdi sınırı koruyor.

1826’da Çarlık Rusyası ile İran’ı elinde tutan Kaçar Türk Hanedanlığı arasındaki savaşta Türklerin yenilmesiyle, 1828 yılında Türkmençay Anlaşması yapılır.

İşte şimdi karşımda güneşin ışıklarıyla altın sarısına bürünen Aras Nehri, Azerbaycan Türklerini ikiye ayıracak sınır olur o gün. Ruslar Nahçıvan dahil Türklerin yaşadığı toprakların bir kısmını ülkesine katar. O gün bugündür Aras’ın iki yakasında ayrı düşmüş Azerbaycan Türkleri Aras üzerine Türkü yakar, şiir yazar, hikayeler anlatır.

“Aras’ı ayırdılar

Kum ile doldurdular

Ben senden ayrılmazdım

Zor ile ayırdılar…”

Geçen yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan’da bu şiiri okuduğunda, İran’da yer yerinden oynamıştı adeta. O günden bu yana İran, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı öfkeli ve tepkili.

Ancak asıl sebep bu değil.

Karabağ savaşında yanlış ata oynadı ve kaybetti, onun derdini yaşıyor.

HUDAFERİN KÖPRÜSÜ’NDE UNUTULMAYAN İHANET

Azerbaycan askeri kuvvetleri Zengilan’ı almak için Hudaferin Köprüsü’nün bulunduğu yolu kullanacakken birden İran ordusunun bu yolu kapattığını görür. Oysa burası Ermenilerin kontrolünde olan bir yerdi ve onlar da kaçmıştı. İran’ın kapattığı bu yol yüzünden Azerbaycan ordusu daha uzun bir mesafeyi dolaşmak zorunda kalmış, Zengilan’ı almak daha da zorlaşmış, Ermeni ordusu ise toparlanıp kaçma fırsatı bulmuştu.

“Bu kapıydı, bu yolu kapatmışlardı” diyor komutan, bana yolu işaret ederken hala öfkeliydi. “İhanet” dedikleri bu engellemeyi kimse unutmuyor burada…

Şimdi Azerbaycanlı askerlerin kontrol ettiği bu yolun sonu, o muhteşem tarihi köprüye çıkıyor: Hudaferin Köprüsü.

Neredeyse bin yıllık.

Tarih boyunca bu bölgede yaşayan Türklerin üzerinden at sürdüğü, göç ettiği, sürgün gördüğü, ticaret yaptığı, gelip geçtiği, 15 gözlü taş köprü…

Tarihin kıyısına gelmiş gibi oldum, çok etkileyici gerçekten.

Köprünün bu ucunda Azerbaycanlılar, diğer ucunda İranlılar var.

Birbirlerine el sallayacak kadar yakınlar. Belki 200 metre yok mesafe.

ARASIN ÖTE YAKASINDAKİ ŞİDDETLİ KAMPANYA

İran’da siyasiler ve medya neredeyse bir aydır adeta bir kampanya şeklinde bu köprünün hemen arkasından geçen Zengezur Koridoru’na tepki gösteriyor.

Tepki dediğim şirazesi kaçmış şiddette. Üstü örtülü tehditler, “Siyonist uşağı” hakaretleri, bu ülkelere gitmeme, yatırım yapmama kampanyaları… aklınıza ne gelirse var içinde.

Ocak 2021’de Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan arasında varılan mutabakatla Nahçıvan’dan Azerbaycan topraklarına transit otoyol ve tren yolu açılacak.

Bunun 44 kilometresi Ermenistan topraklarından geçecek. Rusya bu güzergahı koruma misyonunu üstlenmiş. Herkes halinden memnunken İran topraklarını ilgilendirmeyen bu koridora neden bu denli tepki gösteriyor?

Şimdiye kadar Azerbaycanlı tırlar Nahçıvan’a giderken İran topraklarına girer, Ermenistan bölümünü oradan aşar ve Nahçıvan topraklarına girerdi. Tabii İran’a her tır ve araç başına para öderdi.

Ancak İran’ın asıl tepkisi kaybedeceği paraya değil.

İran, Karabağ savaşında kaybeden tarafa oynamanın ve bölgede güç kaybetmenin acısıyla hareket ediyor şu an.

Ancak her şeye rağmen Şii yoğunluklu Azerbaycan yerine, nasıl olur da Ermenistan’ı destekler İran?

İran’ı çok yakından bilen, Anadolu Ajansı Farsça editörü Oğuz Akkar şöyle açıklıyor: “Çünkü Azerbaycan güçlenirse İran’daki Türkleri de etkileyecek. Bunun başına iş açmasından korkuyor. İstikrarsız bir Kafkasya istiyor. Orada Ermeni değil, Gürcü de olsa yine desteklerdi.”

KORİDOR PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK YARATIYOR

Şimdi üzerinden geçtiğimiz yoldan İran’dan gelen tırlar bir zamanlar doğrudan Ermenistan’a geçiyordu. Bu tırlar savaş esnasında Rus silahlarını taşıyor diye hem İran tarafındaki Azerbaycan Türkleri hem de bu taraftakiler protestolar düzenlemişti.

Geçtiğimiz hafta bu tırlar aynı güzergahı kullanmaya kalkınca Azerbaycan bu tırları alıkoydu ve şoförleri de tutukladı. Çünkü burası artık Ermenistan değil Azerbaycan toprağı.

İşte buna ateş püskürdü İran tarafı. “Aslanın kuyruğu ile oynamayın” diye kabaca tehdit bile etti Türklerin yoğun yaşadığı Erdebil’deki Hamaney’in dini temsilcisi.

Aslında, İran Ermenistan’a yine doğrudan giriş yapabileceği yeni bir yol yapıyor. Yani kaybettiği bir şey yok. Ama kaybettiği psikolojik üstünlük var. Bunun hırçınlığı.

AZERBAYCANLI TÜRKLERDE ULUSAL BİLİNÇ VE ÖZGÜVEN ARTIŞI

“İran’da yaşayan 30 milyon Azerbaycan Türkü Karabağ savaşından sonra farklı düşünmeye başlayacak artık. Çünkü İran’ın Ermenistan’a, Türkiye’nin de Azerbaycan’a yardım ettiğini gördüler. Bu onlar için acı bir yüzleşme oldu” diyor Amerika’da yaşayan İran’da doğmuş Azerbaycan Türkü gazeteci Ahmet Obalı.

“Biz bir millet ve devlet olduğumuzu fark etik bu savaştan sonra. Kendimize güvenimiz geldi. Hem Aras’ın bu yanında hem o yanında.” Azerbaycanlı görevli de gururlu bir bakışla söylüyor bunları.

İşte bu duygular, bu kimlik bilinci, bu özgüven, bu Türkiye ve Nahçıvan’la bütünleşmeler asıl İran’ın sorunu. Kendi ülkesinde yaşayan 30 milyon Türk’ü ve Azerbaycan’daki birçok insanı Şii mezhebi aracılığı ile etkisi altına almıştı ama şimdi o gücü de kaybetti.

Çünkü Ermenistan’ın yanında yer aldığına inandı ve öfke duydu herkes.

O kadar ki, İran dini lideri Hamaney’in dini temsilcisi Ali Ekber Ocaknejat, Bakü’den ülkesine gönderildi, ofisi ve camisi kapatıldı ama kimsenin tepkisi olmadı.

İran bundan sonra bu bölgede Şii kartını bir daha kullanamayacak. O zaman geriye elinde kalan tek kart, askeri güç oluyor.

İşte onu göstermek için, şimdi çimenlerine oturduğum Hudaferin Köprüsü’nün biraz ilerisinde askeri tatbikat yaparak meydan bile okudu.

İLHAM ALİYEV’İN ELİNİ YIKADIĞI ARAS KIYISI

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, diplomatik sınırları koruyarak İran’ın tün iddialarına cevap verdi. “Siyonistlerle iş birliği yapıyor” demelerine “iftira” dedi.

Ancak tepkiler durmayınca şimdi benim durduğum, Hudaferin Köprüsü’nün hemen kıyısındaki taşın oraya kadar gelerek, burada elini yıkadı ve sırtını Aras’a dayayıp şöyle dedi:

“Güya Azerbaycan’ı Azerbaycan devleti ve halkı değil dış güçler yönetiyor. Bu bize saygısızlıktır. Bunu asla kabul edemeyiz. Bunu herkes bilmeli. Azerbaycan, dış ilişkilerini ve iç işlerini kendi bildiği şekilde planlamaya devam edecektir. Hiç kimse işimize karışmasın.”

Aras da, Hudaferin Köprüsü de işte böyle sembolik siyasi mesajların verildiği yer aynı zamanda…

Azerbaycan’da Türkiye ve Erdoğan sevgisi çok artmış. Bazı köylerin girişinde, şehitlerin fotoğrafları var. Onların hemen yanında Azerbaycan ve Türk bayrakları birlikte asılmış.

Türkiye’nin Karabağ savaşında gösterdiği yardım ve destek öyle kolay kolay unutulmayacak burada.

YARIN:

KORİDORUN BÖLGESEL ETKİSİ

ZENGEZUR KORİDORU KRİZİ TÜRKİYE’Yİ NASIL ETKİLEYECEK

DAĞ BAŞINDAKİ ŞUŞA İZLENİMLERİ

YENİ HAVALİMANIN İLK GÖRÜNTÜLERİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir