Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık: ‘Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli’ni oluşturduk’

Beylikdüzü Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BEYSİAD) tarafından düzenlenen ‘Endüstriyel Tesis ve Sanayilerde Deprem Öncesi ve Sonrası Afet Planı’ paneline katılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Beylikdüzü’nde olası tüm afetlere karşı bir hazır olma seferberliği başlattık ve kentsel dayanıklılık yaklaşımı ortaya koyduk. Hazırlanmış, hazırlıklı olduğu için çabuk toparlanabilen, toparlanırken değişebilen, yeni durumlara adapte olabilen, yeniliklerle dönüşüp devam edebilen bir kent oluşturuyoruz” dedi.

Başkan Çalık, BEYSİAD’ın düzenlediği ‘Endüstriyel Tesis ve Sanayilerde Deprem Öncesi ve Sonrası Afet Planı’ paneline konuşmacı olarak katıldı. Sanayi binaları ve konutlarda olası Marmara depreminin etkilerini önleyici planlamaların konuşulduğu panele, Başkan Çalık’ın yanı sıra İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, AKOM Şube Müdürü Selçuk Tütüncü ve KRK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Karakullukçu da katıldı.

Beylikdüzü’nde afet riskine karşı yürütülen çalışmaları paylaşan Başkan Çalık, kenti her türlü afete hazır hale getirmek amacıyla ‘Beylikdüzü Afet Yönetim Modeli’ni oluşturduklarını dile getirdi. Başkan Çalık, şunları kaydetti:

“Afet ve afet yönetimi dediğimizde sadece deprem akla geliyor ama iklim krizinin etkisiyle kentlerimizde salgın hastalıklar, seller, fırtınalar ve kar yağışları da her yıl biraz daha şiddetleniyor. Güneyde yangınlar, kuzeyde seller ve Elazığ, İzmir ve Kahramanmaraş depremleri… Türkiye topraklarının yüzde 92’si deprem kuşağında yer alıyor. Deprem gerçeğiyle yüz yüze yaşadığımız İstanbul’da şehri afetlerden korumak hepimizin işi, ancak birincil sorumluluk devletin ve hükümetindir. Son afetler, belediyelerin afet yönetiminde kritik bir role sahip olduğunu gösterdi. Şehir plancısı bir belediye başkanı olarak, Beylikdüzü’nü her açıdan her türlü olumsuz duruma karşı hazır ve dayanıklı bir kent haline getirmek için, zor günleri de hesaba katarak bir planlama anlayışı ile ilerliyoruz. Beylikdüzü’nde olası tüm afetlere karşı bir hazır olma seferberliği başlattık ve kentsel dayanıklılık yaklaşımı ortaya koyduk. Hazırlanmış, hazırlıklı olduğu için çabuk toparlanabilen, toparlanırken değişebilen, yeni durumlara adapte olabilen, yeniliklerle dönüşüp devam edebilen bir kent oluşturuyoruz.”

İlçedeki kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Başkan Çalık, şöyle devam etti:

“BEN, KOMŞULARIMIZI GÖÇÜK ALTINDAN ÇIKARMAK İSTEMİYORUM”

“Beylikdüzü’nde 193 toplanma alanı, üç açık geçici barınma alanı ve bir kapalı geçici barınma alanımız mevcut. Göreve geldiğim günden beri aynı şeyi söylüyorum; ben, komşularımı göçük altından çıkarmak istemiyorum. Kentimizdeki her insanın güvenli konutlarda yaşamasını istiyorum. Gürpınar Siteler Bölgesi’nde Beylikdüzü Aklı ve KİPTAŞ iş birliği ile örnek bir dönüşüm başlattık. Bin 45 binada 5 bin 421 bağımsız birimi dönüştürdük. Oturup başımıza gelecek felaketi bekleyemeyiz, bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Risklere karşı yenilikçi çözüm önerileri ve risk azaltma çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Amacımız, bu projeleri geliştirerek uygulamaya dönüştürmek ve topluma afetlere hazırlık konusunda katkı sağlamak. Bu kapsamda ülkemizde bir ilki hayata geçirerek, Afet ve Acil Durum Müdahale Konteyneri ve geçici barınma sorununu çözmek için Modüler Yaşam Evi’ni hayata geçirdik. Bizler, Beylikdüzü’nde yaşamı dayanışmayla iyileştirmeye, kentimizi hazırlıklı ve dayanıklı hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Konuşmasında olası Marmara depreminin etkilerine değinen İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür ise şu bilgileri verdi:

“BİR GERÇEK VAR, MARMARA’YA DEPREM GELİYOR”

“Deprem, bir afet değil, dünyanın kalp atışıdır. Fay hatlarına ev kurarsan, kaçak göçek yaparsan afete sen sebep olursun, deprem değil. Bizden çok daha sık deprem olan ülkeler var ve 3-5 kişi tesadüfen ölür. İnsanların yaşantıları bile değişmiyor, deprem doğal bir olay onlar için. Bizde ise 6 Şubat depreminde 60 bine yakın kişi öldü ama hala hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz. Pes doğrusu. Gündem de ne kadar sık değişiyor. ‘İstanbul’a da geliyor’ diyoruz, ‘Tarih tekerrür edebilir’ diyoruz. Maraş depremleri gibi bir gecede Marmara bölgesi gitmiş. Öyle 50 binlerle kurtulamayız. O zaman kendimizi nasıl temize çıkaracağız? Bir gerçek var; Marmara’ya deprem geliyor. Bu deprem geldiği zaman insanlarımız ölecek. Halk, bir tek şey bilsin; Marmara, ülkenin can damarı. Üretimin yüzde 60’ının olduğu bölgede ekonominin çarkları durursa Türkiye diz üstü çöker.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir