Çarkların döndüğü ‘tam kapanma’ olmaz

Çarkların döndüğü ‘tam kapanma’ olmaz

Yaren Çolak

Hükümetin açıkladığı ‘Tam kapanma’ adı altında yurttaşlara hiçbir destek verilmeden ve işçilerin çalışmaya devam ettiği karara İstanbul Tabip Odası (İTO) yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Alınan kararla iktidarın salgını değil algıyı yönettiği vurgulanan açıklamada, “Çarkların dönmeye, işçilerin çalışmaya devam ettiği önlemler dizisine ‘tam kapanma’ denemez” denildi.

Basın metnini okuyan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Öztürk, “Alınmayan tedbirlerin, lebaleb parti kongrelerinin, insanlar en yakınlarına veda edemezken siyasetçilerin katıldığı kalabalık cenaze törenlerinin bedelini başta sağlık çalışanları olmak üzere bütün yurttaşlarımız ödüyor” ifadelerini kullandı. Ekonomik, sosyal desteksiz kapanma olmayacağının altını çizen Öztürk, “İnsanların yaşayabilmeleri için gerekli desteği vermeden evlerine kapatmak açıkça açlığa, yoksulluğa ve ölüme mahkûm etmektir” dedi.

Çarklar dönsün diye işçilerin çalışmaya devam edeceği bir sistemin iktidarın işçiye verdiği değeri bir kez daha gözler önüne serdiğini vurgulayan Öztürk sözlerine şöyle devam etti:

“Yapılması gereken ekonomik ve sosyal mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde çalışmanın durdurulması, çalışmanın sürdüğü sektörlerde mesai saatlerinin kısaltılması ve mümkün olan işlerde evden çalışmaya geçilmesidir. “Kapanma” süresince bütün çalışanlar ücretli izinli sayılmalı; işsizlere, yoksullara, küçük esnafa, köylülere ekonomik destek sağlanmalıdır. Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları ve elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları faiz işletilmeden ertelenmelidir.

Salgının başından bu yana söylediğimiz gibi hastaların ve temaslıların tespiti için testler yaygınlaştırılmalı; etkili ve sistematik filyasyon uygulanmalı; hasta kişilerin izolasyonu ve temaslıların karantina altına alınması için evlerinde uygun koşulların olmadığı durumlarda kamuya ait yurtlar, misafirhaneler ve benzeri yerler bu amaçla kullanılmalıdır. Salgına karşı en önemli mücadele aracımız ise aşıdır. Türkiye, on sekiz yaş üzeri nüfusu bütünüyle aşılayabileceği miktarda gecikmeksizin temin etmelidir.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir